Sabah Rutinleri, Olimpiyatların Düşündürdükleri ve DOÇ Oturumları
Sabahlarımızı kontrol altına almanın anahtarı: Sabah Rutinleri
Sabahlarımızı kontrol altına almanın tüm günümüzün kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu konuşmuştuk. Peki sabahlarımızı nasıl kontrol altına alacağız? Bunun en kısa cevabı, rutinler oluşturmak.
Rutinlerin içeriği kişiden kişiye değişse de burada değişmeyen bir şey var; o da bizi sabah yataktan kaldıracak kadar güçlü rutinler oluşturmak. Güçlü rutinler için yeterli uyku almak temel kaide. Bunun altını daha önce çizmiştim. Bir diğer kaide ise, önceden belirlenmiş, gerçekleştirilmesi bizim için kolay olan ve hepsinden önemlisi bize keyif verecek rutinler seçmek. Bu rutinlerin neler olacağını kendimiz belirleyebiliriz ama ben burada ne yapacağını bilmeyenler ve güçlü rutinler belirlemekte zorluk çekenler için birkaç tavsiyede bulunacağım.
Bu konuda ben herkeste işe yarayan bilimsel bir formül var. Sırasıyla: Su, gün ışığı maruziyeti, hareket, soğuk duş. Daha açık ifadeyle, uyanınca ilk su içiyoruz, uyandıktan sonraki 30 dakika içerisinde kendimizi en az 5 dakika doğrudan güneş ışığına maruz bırakıyoruz. Daha sonra biraz hareket ve soğuk duş. Bu yöntemin harekete geçirmeyeceği hiçbir insan bedeni olduğunu düşünmüyorum. Bu formülü ilk kez sinirbilimci ve meşhur youtuber Andrew Huberman’den duydum. Daha sonra bunun bilimsel makalelerle de desteklendiğini gördüm. İki yıldır sabahları enerjik uyanmamı ve gece uykumu kaliteli şekilde geçirmemi bu metoda borçluyum. Geçen yaz maksimum odaklanma ile kitabımı bitirebilmemi de bu metoda borçluyum. Sabah kalkınca doğrudan dışarıya 20 dakikalık yürüyüşe gidiyordum ve bu esnada da güneş ışığı maruziyetini gerçekleştiriyordum. Bu yıl hareket kısmını evde yapıyorum, gün ışığını balkonda alıyorum, fakat doğrusunu söylemek gerekiyorsa geçen seneki kadar verim almıyorum. Bu rutin alıştıktan sonra yataktan kaldırmaya yetecek kadar enerji ve keyif veriyor. Bir hafta içerisinde erkenden uykuya dalmaya başlıyor, erkenden de uyanıyorsunuz.
Özetle, sabahlarımızı ve dolayısıyla günlerimizi kontrol altına alabilmek için bizi yataktan çıkaracak kadar güçlü rutinlere ihtiyacımız var. Bu rutinleri kendiniz belirlediyseniz harika, fakat daha da harika olan yol, yukarıda bahsettiğim tüm biyolojik saatinizi düzene sokacak olan bilimsel yöntem. Bu yöntemle hem akşamlarınızı hem de sabahlarınızı kontrol altına alabiliyorsunuz. Denenmiş, kanıtlanmış, bilimsel olarak desteklenmiş harika bir yöntem bu.
Olimpiyatların Düşündürdükleri
Hepimizin malumu Paris Olimpiyatları gerçekleşiyor şu sıralar. Bende olimpiyatlara dair hayranlık uyandıran bir şey var. Dün bizim de yer aldığımız halter müsabakası vardı. Öncesinde okçuluk müsabakalarını izledim. Yüzme vs. derken hepsinde ortak bir şey gördüm. Yalnızca ben değil, hepiniz görmüşsünüzdür bunu. Sporcularda hayranlık uyandıran bir odaklanma yetisi var. Müthiş bir şey bu. Okçuluğu düşünün. 1 milisaniye bile kopamazsınız. Yüzerken yalnızca kendinize odaklanmalısınız. 1 saniyelik kayıp size madalya kaybettirebilir. Halter de yine muhteşem bir odaklanma gerektiriyor. Karşınızda, yanınızda sizi izleyenler var ve sizin yalnızca tek bir ana odaklanmanız gerekiyor. Zaten oralarda yarışacak seviyeye gelmek de böyle bir odaklanma kapasitesine sahip olmanın bir göstergesi. Profesyonel sporculardaki bu odaklanma kapasitesine müthiş bir hayranlık besliyorum.
DOÇ Oturumları Eylül’de başlıyor!
Tabi odaklanma deyince, bizim de bu yönde kendimizi geliştirme ve nitelikli ürünler ortaya koyma çabalarımız var, biliyorsunuz. Daha önce de belirttiğim gibi bir ön başvuru formu doldurmak gerekiyor. Bu formu mümkün olduğunca erken bir vakitte doldurmanız, kayıtları kapatmadan yetişmeniz için gerekli. Tekrar hatırlatmış olayım.
Ön başvuru için:
https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSc2MVw-rs73JBHGNv11yEu4OaxaMddpZxsEKE6OT689oIMbtA/viewform
Mutlu Haftasonları
Mutlu Haftalar,
Sevcan xx
Neler Paylaştım:
Blogda vasatı aşmamıza yardım edecek bir yol olarak sıkılmakla barışmak konusunda bir yazı paylaştım. İlgililere:
VASATI AŞMAK - SIKILMAKLA BARIŞIK OLMAK
Haftanın Alıntısı:
“Niyetsiz dikkat boşa harcanmış enerjidir. Niyet her zaman dikkatten önce gelmelidir… daha verimli olmanın en iyi yolu, çalışmaya başlamadan önce neyi başarmak istediğinizi seçmektir.” Chris Bailey, Hyperfocus.

