Motivasyonumuzu Kaybettiğimizde Yapılacaklar
Eylül’e ulaştık. Koca bir yazı devirdik. Henüz hava soğumaya başlamamış olsa da, nispeten rahatladı. Bazı insanlar havanın kapalı olduğu, yağmurlu, güneş ışığından nasiplenmemiş zamanlarda kendilerini iyi hissetmezler. Dolayısıyla verimlilikleri düşer. Bazıları da tam tersi. Ben ikinci gruptayım. Hayatımın en yoğun çalıştığım dönemlerinden birinde, doktorada, yaz mevsimini yılda toplam 15 gün yaşayan ve yılın geri kalan zamanında yağmurlu olan İngiltere’de yaşadığım için mi bilmiyorum ama yaz mevsimi ile ciddi problemlerim var. Havanın 28 derecenin üzerine çıkması demek benim için tehlike alarmının çalması demek. O yüzden şu an çok mutluyum.
Yaz mevsiminin bende etkisi ağırlıklı olarak motivasyon kaybı olarak kendini gösteriyor. Hiçbir şey yapmak içimden gelmiyor. Keyfim düşüyor. İster yaz insanı olun ister kış, motivasyon kaybı herkesin zaman zaman yaşadığı bir durum. Böyle zamanlarda uyguladığım ve toparlanmama çok yardımcı olan 3 şey var:
Sabah işe ya da herhangi bir yere giderken (tamam tamam kahveciye giderken) bana keyif veren ve enerjimi yükselten şeyler dinlemek. Bu çok sevdiğiniz şarkıcının yeni albümü olabilir; dinlemekten keyif aldığınız bir podcast olabilir, sizi güldüren bir şeyler olabilir, sesli kitap olabilir. Toplu taşımada olur, kendi aracınızda olur… Ben genelde verimlilik, odaklanma … vs gibi burada da paylaştığım konulardaki podcastleri dinliyorum. Yol bittiğinde modum da değişmiş oluyor.
Yürüyüş yapmak. Şimdi havaların da biraz serinlemesiyle yürüyüş yapmak için harika bir zaman dilimine girmiş bulunuyoruz. Daha önce “dağınık odak yürüyüşleri” hakkında bir yazı yazmıştım. Chris Bailey Hyper Focus isimli kitabında zihni serbest bırakarak farklı düşüncelerin doğuşuna izin vermeye dağınık odak adını veriyor. Telefonu elime almadan, zihnimi serbest bırakarak dağınık odak yürüyüşleri yapıyorum. (Bu konuda ayrıntı için geçen Eylül paylaştığım yazıma bakabilirsiniz: https://sevcanozturk.com/2023/09/10/kahve-arasi-2/ .)
Hedeflerimi gözden geçirmek. Kısa vadede gerçekleştirmek istediğim planlarımı ve projelerimi gözden geçiriyorum. Ama daha çok bunları gerçekleştirmenin bana ne hissettireceğine odaklanıyorum. Çünkü tek başına eyleme odaklanmak yeterince harekete geçirici olmuyor. Mesela şu an üzerinde çalıştığım makalenin, hedeflediğim dergide yayınlanmak üzere kabul edildiğinde ve akademik profilimde yer aldığında bana ne hissettireceği üzerine düşünmek, daha heyecan verici oluyor ve çalışmamı kolaylaştırıyor.
Eğer siz de yazın birazcık kaybolmuş hissediyorsanız ve Eylül’de kendinize yeni bir ivme kazandırmak istiyorsanız, derin odaklı çalışma oturumlarından faydalanabilirsiniz. Ön başvuru için son gün Cumartesi. Pazar günü sonuçları belirmeyi hedefliyorum. O yüzden geç kalmadan ön başvuru yapabilirsiniz:
https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSc2MVw-rs73JBHGNv11yEu4OaxaMddpZxsEKE6OT689oIMbtA/viewform
Sevcan xx


E-postada gönderdiğiniz ön başvuru formunun bağlantısı çalışmıyor. Tıklandığında substack, bağlantının sonuna "%20?utm_source=substack&utm_medium=email" ibaresi yerleştiriyor ve bağlantı bozuluyor bilginiz olsun.
Eylül’de yeni yıla girmişiz gibi hissediyorum.